BAŞLIK: Futbol Sahalarının Unutulmazları! Hey dostlar, Fenerbahçe'yi konuşalım biraz. Avrupa macerasında son noktayı koydu ve bu durum, ne yazık ki kimseyi şaşırtmadı.

Hepimiz biliyoruz ki, potansiyeli ve kadro kalitesiyle Fenerbahçe, Avrupa arenasında daha büyük işler başarabilir. Ama bu sefer öyle olmadı. Nothingham karşısında kazandıkları maç bir teselli oldu belki ama daha fazlası olabilirdi.

Aslında, bu durum biraz da takımın ve yöneticilerin gerçekleri görememesinden kaynaklanıyor. Bir takımın başarısı, yönetiminin başarısıyla doğru orantılıdır. Ancak Fenerbahçe'de durum farklı gözüküyor; transfer döneminde takıma katacağı şüpheli oyuncular alındı, değerli kimi oyuncular gönderildi ve bu durum lige yansıdı.

Üstelik yöneticilerin “herkes uyurken biz golcü arıyoruz!” yaklaşımını ne kadar doğru bulmalı onu da bilmiyorum. Takımın hedefi lig şampiyonluğu olabilir ama bunu elde etmek için sadece çabalamak yetmez. Futbolcuların gösterdikleri performans, esasen onlara biçilen değerin ve mesleki gururlarının bir yansımasıdır.

Ümit ediyorum ki, Fenerbahçe'de bu bilinci kazandırabilecek birileri vardır. Diğer taraftan, Avrupa denince ilk akla gelen ekiplerden biri Galatasaray. Liverpool gibi büyük bir takımı iki kez yenmek, hatta iki maçta da gol yememek. ...

Ah dostlar, bu her takımın başarabileceği bir şey değil. Okan Buruk'un yönettiği Galatasaray, bu başarısını, hiç şüphesiz, verdiği mücadeleye borçlu. Bu tür başarılar tesadüf değil, doğru yönetim ve oyuncuların birlikte sergilediği takım ruhunun bir ürünü.

Okan Buruk, yerine geçmek isteyenlerin göz hapsindeki bir adam. Fakat o, her daim takımını güçlü tutmayı başarıyor ve bunu yaparken de ilginç fikirler ortaya koyuyor. Evet, hata yaptığı zamanlar da oluyor ama sonuçta o, sürekli olarak takımını yukarı taşıyan kişi.

Onun için "Okan, seni kutluyorum!" Birkaç gün önce, Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil'in düzenlediği iftar yemeğine katıldım. Ahmet Ürkmezgil, benim için her zaman saygı duyduğum bir insan oldu. Yemeğe, Beşiktaş'ın eski yıldızlarından Ulvi Güveneroğlu, Nejdet Ergün, Rasim Kara, Kadir Akbulut, Gökhan Keskin, Şenol Fidan ve Zekeriya Alp de katıldı.

Onların elini sıktığımda, sporculukları boyunca sergiledikleri saygı ve sportmenlikten dolayı hak ettikleri onur hissini duydum. Bu futbolcuların her birini birer efsane olarak kabul edebiliriz. Gerçekten de, hepsi birer spor kitabı olabilir.

Onlara dair saygım ve sevgim, onları futbol sahalarında izlediğim zamanki kadar canlı. Bu isimler arasında yer alan Oğuz Çetin ve Aykut Kocaman'ıda uzaktan gördüm. Onlar da bu soylu tablonun bir parçasıydılar.

Son olarak, Trabzonspor'da yardımcı antrenör olarak görev yapan Orhan Kaynak'ın vefat haberini büyük bir üzüntüyle aldım. Henüz 56 yaşında olan Orhan, genetik olarak kaderin oyununa gelen bir ailenin beşinci kalp krizi mağduru oldu. Fenerbahçe'de oynayan Kayhan Kaynak 34 yaşında ve Beşiktaşlı Reşit Kaynak ise 46 yaşında hayatlarını kaybetmişlerdi.

Ancak onlar, tıpkı Orhan gibi, sadece yetenekli futbolcular değillerdi. Onlar aynı zamanda karakterleriyle örnek olabilecek kişilerdi. Bu vesileyle Trabzonspor camiasının başı sağ olsun, Orhan Kaynak'ın mekanı da cennet olsun.

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için tıklayınız ⚽